11. Yargı Paketi protestoları sürüyor: ‘Yasaklara da çıplak arama işkencesine de alışmayacağız’

Haber
11 yargi paketi protestolari suruyor yasaklara da ciplak arama iskencesine de alismayacagiz X5nuatVT.jpg

Hayır Diyen Kadınlar ve LGBTİ+lar Sokaklarda! Son Dakika Yasağı!

Kamuoyuna ayrıntıları geçen günlerde sızan ve büyük tepkiyle karşılanan 11. Yargı Paketi‘ne yönelik protestolar yurt genelinde devam ediyor.

“Genel ahlaka aykırılık”, “doğuştan gelen biyolojik cinsiyete uygun davranmama”, “ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi”, “15-18 yaş arasındaki çocukların işledikleri suçlarda yetişkin gibi cezalandırılması” gibi ayrıntıları içeren 11. Yargı Paketi, eleştirilerin odağında.

“Tüm toplumun en temel insan haklarına saldırı amacı güttüğü” belirtilen yargı paketine ‘hayır’ demek için Türkiye’nin birçok ilinden kadınlar ve LGBTİ+lar sokaklara çıktı.

Kadıköy‘de de; Eminönü İskelesi önünde eylem yapan ve gözaltına alınan eylemcilerin, çıplak arama işkencesine maruz bırakıldığı iddia edildi.

Eylem alanına gelen ve Kadıköy Kaymakamlığı‘nın son dakika yasağı ile karşılaşan Medeni Haklarımızdan Vazgeçmiyoruz Kampanya Grubu

“Alana vardığımızda, henüz eylem saati dahi gelmeden, Kadıköy Kaymakamlığı tarafından son dakika çıkarılan bir yasaklama kararı gerekçe gösterilerek, polis tarafından ablukaya alındık. Ablukadan çıkan arkadaşlarımıza GBT yapıldı. İki kadın sebep dahi gösterilmeden gözaltına alındı. Yasaklama kararını incelediğimizde eylem çağrımızın ‘toplumda infial uyandıracak, milli, vicdani ve insani değerlere dokunacak, toplumsal iç barışı tehdit edebilecek faaliyetler’ olarak tanımlandığını gördük. Kaymakamlık, eyleme katılanlarla vatandaş arasında fiziksel ve sözlü provokatif amaçlı durumlar gelişebileceği, hak ve özgürlüklerin korunmasının tehlikeye düşebileceği için yasak kararı aldığını söylemiş. Bu yasak kararının hak ve özgürlükleri korumak için değil, nefreti yasalaştıran bir yargı paketine karşıen temel haklarını ve özgürlüklerini korumak için sokağa çıkan kadınları ve lubunyaları işkenceyle gözaltına almak için çıkarıldığını biliyoruz. Bu nedenle Kadıköy Kaymakamlığı’nın keyfi yasak kararını tanımadık; sesimizi Kadıköy – Beşiktaş vapurunda yükselttik, pankartımızı sallandırdık ve ‘11. Yargı Paketi’ne hayır’ dedik.

Ertesi gün, biz ablukanın içindeyken sadece orada bekledikleri, polis ‘uzaklaşın’ dediğinde ‘neden’ dedikleri için gözaltına alınan, ardından Acıbadem Polis Merkezi’ne götürülen ve gece boyu tutulan 2 arkadaşımızı karşılamak için Anadolu Adliyesi’ne gittik. Arkadaşlarımız savcılıkta ifadeleri bile alınmadan 4 ay yurt dışına çıkış yasağı talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi ve haklarında adli kontrol kararı verildi. Adliyeden serbest bırakılan arkadaşlarımızla konuştuğumuzda Acıbadem Polis Merkezi’ne götürüldüklerinde çıplak arama işkencesi uygulandığını öğrendik.

İçinde bulunduğumuz süreçte kadınların, lubunyaların, üniversitelilerin, işçilerin ve sosyalistlerin eylemleri hukuksuzca yasaklanıyor; eylemler henüz başlamadan gözaltı, adli kontrol uygulamaları ve tutuklamalar keyfi hale getiriliyor. Gözaltında, hapishanede kadınlar ‘rutin uygulama’ denilerek çıplak arama işkencesine tabi tutuluyor. Bizler on yıllardır çıplak aramayı olağanlaştırmaya çalışan kolluk kuvvetlerine, bu işkenceyi uygulayan polisler hakkında şikayetçi olduğumuzda etkin soruşturma yürütmeyen erkek yargıya ve iktidarın kadın ve LGBTİ+ düşmanı politikalarına karşı mücadele ediyoruz.

İçinde bulunduğumuz süreçte kadınların, lubunyaların, üniversitelilerin, işçilerin ve sosyalistlerin eylemleri hukuksuzca yasaklanıyor; eylemler henüz başlamadan gözaltı, adli kontrol uygulamaları ve tutuklamalar keyfi hale getiriliyor. Gözaltında, hapishanede kadınlar ‘rutin uygulama’ denilerek çıplak arama işkencesine tabi tutuluyor. Bizler on yıllardır çıplak aramayı olağanlaştırmaya çalışan kolluk kuvvetlerine, bu işkenceyi uygulayan polisler hakkında şikayetçi olduğumuzda etkin soruşturma yürütmeyen erkek yargıya ve iktidarın kadın ve LGBTİ+ düşmanı politikalarına karşı mücadele ediyoruz.

Hapishanelerde, polis karakollarında, geri gönderme merkezlerinde kadınlara ve LGBTİ+lara yönelik çıplak aramanın bir işkence biçimi olduğunu ve cezalandırma, utandırma, yıldırma, korkutma, aşağılama hedefiyle uygulandığını biliyoruz. On yıllardır söylüyoruz, çıplak arama cinsel işkencedir. ‘Prosedür’ adı altında meşrulaştırılamaz, istisnaya indirgenemez, görmezden gelinemez. Cinsel işkence suçtur, bu suça sessiz kalmayacağız. Suçu işleyenler ve işlenmesine göz yumanlar hakkında etkin soruşturma yürütülmesi, cezalandırılması için mücadele edeceğiz.

Eylemlerimizin keyfi yasaklarla engellenmesine de, ‘rutin arama’ adı altında uygulanan çıplak arama işkencesine de alışmayacağız. Erkek-devlet şiddetine, yaşamlarımızın yasalarla daraltılmasına karşı sokaklarda olmaya, cinsel şiddet karşısında dayanışmaya devam edeceğiz. Tüm kamuoyunu, mücadelemizle elde ettiğimiz kazanımları geriye götürmeyi hedefleyen 11. Yargı Paketi’ne karşı birlikte durmaya çağırıyoruz.

Scroll top