Detaylı bilgi için betmatik adresini ziyaret edebilirsiniz.
Uluslararası bir araştırma ekibi, Doğu Sibirya’daki Baykal Gölü çevresinde yer alan dört avcı-toplayıcı mezarlığından elde edilen insan kalıntılarını inceledi. Elde edilen bulgular, vebanın insanları tarih öncesi dönemlerde de etkilediğini gösteriyor. Araştırmacılar, antik dişlerde korunan DNA örneklerini inceleyerek, Yersinia pestis bakterisinin daha önce bilinmeyen erken dönem türlerini tespit ettiler. İncelenen 46 kişiden 18’inin veba bakterisine ait genetik izlere sahip olduğu belirlendi; bu oran bazı Orta Çağ mezarlarında görülenlerden bile daha yüksek.
Araştırmanın detayları, Kopenhag Üniversitesi ve uluslararası ortakların işbirliğiyle gerçekleştirildi ve bulgular Nature dergisinde yayımlandı. Özellikle çocuklar ve gençler arasında yüksek ölüm oranları dikkat çekmekteydi. Mezarlıklardaki olağan dışı ölüm dağılımı uzun yıllardır incelenen bir konu olmasına rağmen açıklanamazdı. Radyokarbon tarihlendirme yöntemleri, birçok bireyin kısa süre içinde yaşamını yitirdiğini ortaya koydu; bazen kardeşlerin veya ebeveyn-çocuk ilişkilerinin aynı dönemde öldüğü ve yan yana gömüldüğü kaydedildi.
Bu durumun arka planında, topluluklarda büyük çaplı veba salgınlarının yaşanmış olabileceği düşünülüyor. Alberta Üniversitesi’nden arkeolog Andrzej Weber, yıllardır açıklanamayan yüksek çocuk ölümlerinin muhtemel nedeninin veba olduğunu ifade etti. Daha önceki çalışmalar, vebanın erken dönem türlerinin büyük salgınlara yol açmak için yeterince güçlü olmadığına inanıyordu; ancak bu yeni çalışmada elde edilen genetik veriler farklı bir durum sergiledi.
Araştırmacılar, antik veba türlerinde daha sonraki dönemlerde gözlemlenmeyen özel genetik faktörlerin varlığını keşfetti. Bu yapıların güçlü bağışıklık tepkilerini tetikleyerek enfeksiyonları daha ölümcül hale getirmiş olabileceği düşünülüyor. Kopenhag Üniversitesi’nden Doç. Dr. Martin Sikora, eski veba türlerinin pirelerle yayılma mekanizmasına sahip olmamalarına rağmen son derece tehlikeli olabileceğini belirtti.
Araştırma ayrıca vebanının kökenine dair yeni veriler sundu ve bilim insanlarının hastalığın ilk olarak Orta Asya veya Kuzeydoğu Asya’da ortaya çıktığı fikrini desteklediği ifade edildi. Elde edilen arkeolojik veriler, araştırmaya konu olan avcı-toplayıcı toplulukların günümüzde de veba taşıyan dağ sıçanlarıyla yakın temas içinde olduklarını gösteriyor. Araştırmacılar, hastalığın enfekte dağ sıçanlarından insanlara geçiş yapmış olabileceği ve tarih öncesi dönemde ciddi salgınlara neden olmuş olabileceğini değerlendiriyor.
Güncel erişim için betmatik giriş sayfasını inceleyebilirsiniz.
