17 Mayıs 2026 tarihinde, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik sert uyarılarını artırmasının ardından, İsrail basınında savaş hazırlığına dair dikkat çekici iddialar ortaya çıktı. İsrail merkezli Yedioth Ahronoth gazetesinin kaynaklarına dayandırdığı habere göre, Tel Aviv yönetimi ve Washington, İran ile olası çatışmaların yeniden başlaması ihtimaline karşı ciddi bir koordinasyon sürecine girmiş durumda. Haberde, İsrail’in, Trump’ın askeri operasyonları yeniden başlatma olasılığını yüzde 50 olarak değerlendirdiği öne sürüldü. Trump, Pazar sabahı Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda, “fırtına öncesi sessizlik” ifadesini kullanarak İran’a yönelik yeni bir uyarıda bulundu.
İsrailli kaynaklar, Tahran yönetiminin mevcut krizi mümkün olduğunca uzatarak askeri bir çatışmayı 11 Haziran’da başlayacak olan Dünya Kupası sonrasına ertelemeye çalıştığını iddia ediyor. Bu stratejiyle İran’ın ABD üzerindeki siyasi baskıyı artırmayı hedeflediği öne sürülmekte. ABD ile İran arasında müzakerelerin şu aşamada çıkmaza girdiği düşünülürken, Washington’da askeri seçeneklerin yeniden masaya yatırıldığı belirtiliyor.
İsrail basınında yer alan bilgilere göre, İsrail ordusu olası bir savaş durumuna karşı “en yüksek hazırlık seviyesine” geçirildi. Haberde, İsrail ordusu ve Mossad arasında üst düzey koordinasyon görüşmelerinin yapıldığı ifade ediliyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun da son günlerde savaş ihtimali üzerine birçok güvenlik toplantısı gerçekleştirdiği kaydedildi. Ancak dikkat çekici bir nokta, Netanyahu’nun geçtiğimiz hafta sadece bir kez daraltılmış güvenlik kabinesini toplaması oldu. Bu durumun, düşmanı yanıltma amacı taşıdığı yorumu yapılıyor.
Washington’daki değerlendirmelere göre, Trump’ın geniş çaplı bir savaştan ziyade, sınırlı askeri operasyonlara yönelme olasılığının daha yüksek olduğu vurgulanıyor. Bu senaryolar arasında elektrik santrallerinin hedef alınması, köprülerin vurulması ve İran’ın enerji altyapısına yönelik operasyonlar yer almakta. Trump’ın kara operasyonunu tamamen dışlamadığı, ancak doğrudan bir askeri bataklığa çekilmekten kaçındığı da ifade ediliyor.
İsrail basınında öne çıkan olası kara operasyonu senaryoları arasında ise üç ana seçenek belirtiliyor: Zenginleştirilmiş uranyum stoklarının ele geçirilmesi, İran’ın kritik petrol ihracat noktalarından Hark Adası’nın kontrol altına alınması, ve Hürmüz Boğazı’nda gemilerin yönlendirilmesine yönelik “Özgürlük Operasyonu”nun yeniden başlatılması. Ayrıca, İran limanlarına yönelik deniz ablukasının süreceği ve ekonomik baskıyı artırmak amacıyla daha da sertleştirilebileceği öne sürülüyor.
İran tarafı ise müzakerelerde temel pozisyonunu korumaya devam ediyor. Tahran’ın, deniz ablukasının kaldırılması, yurt dışında dondurulmuş İran fonlarının serbest bırakılması ve Hürmüz Boğazı için yeni bir yönetim sistemi kurulması gibi taleplerinde geri adım atmadığı iddia ediliyor. Ayrıca, İran’ın uranyum zenginleştirme hakkını korumakta ısrar ettiği, ancak belirli yıllar boyunca zenginleştirme faaliyetlerini dondurmayı değerlendirebileceği belirtiliyor.
