Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanı Ünal Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis’in yaptığı askeri anlaşmaları savunan açıklamalarına sert tepki gösterdi. Hristodulidis’in, “Ben Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanıyım… Anlaşmalar imzalamaya devam edeceğiz” şeklindeki ifadelerini eleştiren Üstel, bu tutumun 1960 yılına dayanan ortaklık haklarını hiçe saydığını ifade etti. Üstel, konuyla ilgili olarak şu açıklamalarda bulundu: “1960 yılında kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti, Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum halklarının eşit ortaklığı temelinde tesis edilmiştir. Bu ortaklık; Garanti Anlaşması, İttifak Anlaşması ve anayasa ile güvence altına alınmıştır. Ancak Rum tarafı, 1963 yılında Kıbrıs Türk halkını devlet kurumlarından zorla dışlayarak bu ortaklık düzenini fiilen ortadan kaldırmıştır. Ardından tek meşru otorite gibi davranmaya başlamıştır. Dolayısıyla Hristodulidis’in ‘istediğim ülkeyle istediğim anlaşmayı yaparım’ yaklaşımı hukuki temelden yoksundur.”
Üstel, Güney Kıbrıs’ın son dönemlerde attığı askeri adımlara da dikkat çekerek, özellikle Fransa ile yapılan savunma anlaşmaları ve İsrail ile geliştirilen iş birliklerinin adayı bir “askeri üs” haline getirme tehlikesi taşıdığına vurgu yaptı. Üstel, bu durumun sonuçlarını şu şekilde değerlendirdi: “Fransa ile yapılan savunma anlaşmaları, yabancı askeri varlığın artırılmasına yönelik girişimler ve İsrail gibi farklı ülkelerle kurulan askeri iş birlikleri, Güney Kıbrıs’ı Doğu Akdeniz’de bir askeri üs ve silahlanma merkezi haline getirme riski taşımaktadır. Bu yaklaşım sadece Güney Kıbrıs’ın değil, adanın ve bölgenin genel güvenliğini de tehdit etmektedir.”
Bölgede süregelen çatışmaların derinleştiği bir ortamda, adanın büyük güçler arasındaki rekabete dahil edilmesini eleştiren Üstel, Rum liderliğine seslendi. Üstel, “Orta Doğu’daki çatışmaların tırmandığı bir dönemde, Güney Kıbrıs’ın bu tür adımlar atarak kendisini büyük güç rekabetinin içine sokması son derece sorumsuz bir davranıştır. Bu politikalar, yalnızca Kıbrıs Rum halkını değil, Kıbrıs Türk halkını da ciddi güvenlik riskleriyle karşı karşıya bırakmaktadır. İşte bu yüzden, adada iki ayrı halk ve iki ayrı devlet bulunduğunu sıkça vurguluyoruz. Kıbrıs Türk halkının hak ve hukukunu yok sayarak tüm adayı temsil ettiğini iddia etmek kabul edilemez.”
Başbakan Üstel, 50 yılı aşkın süredir süregelen barış ortamının Türkiye’nin garantörlüğü sayesinde sağlandığını hatırlatarak, sözlerini şöyle tamamladı: “Rum liderliğine açık bir çağrıda bulunuyoruz: Adayı yabancı askeri güçlerin çıkar alanı haline dönüştürmekten vazgeçin. Adayı çatışmaların merkezine taşımayın. Kıbrıs Türk halkı, ana vatan Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğü altında, 50 yıldan fazla bir süredir barış ve huzur içinde yaşamaktadır. Bu gerçek ortadadır ve bu gerçeği değiştirmeye kimsenin gücü yetmeyecektir.”